Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Ekonomi ve Finans (İngilizce) (Yüksek Lisans) (Tezli)








 Finansal Piyasalara Kısa Bir Bakış


Doç. Dr. Bülent İlhan'ın yazısı Sosyocom'da yayınlandı!


Türkiye Finansal Piyasaları’nda, 2023 yılının ilk 3 aylık döneminde hem hisse senedi, hem de tahvil piyasasında seçim öncesi belirsizlik ve olumsuz makroekonomik görünümün etkisiyle negatif oluşan düşüş trendi devam ediyor. 2023’e %8 ile başlayan 5 yıllık tahvil faizi nisan ayının 2. haftasında %14 seviyesini geçti. Temmuz 2022’de 904 baz puana yükselen CDS primi, yeni yıla 506 baz puana geriledikten sonra yatay bir seyir izledi, nisan ayında 550 baz puan seviyesinde. 2022 yılında yüksek enflasyon, düşük faiz ortamında döviz kuru üzerindeki baskı sonucu altın getirisi de düşük kalınca tasarruflarına yön arayışı içinde olan yatırımcılar yönünü kur korumalı mevduat ve borsaya çevirdi. Hisse senetlerinin diğer yatırım araçlarına göre alternatifsiz kalması sonucunda Borsa İstanbul tarihinin en fazla halka arz dönemi ile birlikte yatırımcı sayısı rekor kırarak 4 milyonu aştı, BİST 100 endeksi 1800’den 5700’e yükselerek tarihindeki en büyük yükselişlerinden birini gerçekleştirdi. 2023 ise hızlı kar realizasyonu ve sonrasında yaşanan deprem felaketi ile birlikte seçimin de yaklaşması ile belirsizliğin artması sonucu yüksek bir oynaklık aralığında yatay bir seyirde devam ediyor. 

Küresel piyasalarda ise FED’in Mayıs’ta 25 baz puanlık faiz artışı yaparak faiz artışı sürecini tamamlaması bekleniyor. Diğer yandan ABD’de faizin uzun bir süre yüksek kalması beklentilerinin düşük olması ile birlikte FED’in temmuz ayı sonrasında faiz indirimi döngüsüne başlaması bekleniyor. Bununla birlikte dünya genelinde ekonomik büyümenin düşük kalacağı beklentisi de altına olan talebin güçlü kalmasına neden oluyor. Silicon Valley Bank krizi ve hemen sonrasında Avrupa’da likidite sıkıntısı yaşayan bankalardaki sorunların ardından çok sayıda yatırımcının geleneksel yatırımlardan uzaklaşması ile birlikte Bitcoin, Haziran 2022'den bu yana ilk kez 30.000 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Türkiye’deki durumu kısaca özetleyecek olursak, 2022 yılını hem tahvil faizlerindeki düşüş, hem de borsadaki yükseliş ile birlikte her iki tarafta karlı kapatan finansal piyasalar 2023 yılına ekonomik ve siyasi belirsizliğin etkisinde yön bulmakta zorlandığı bir başlangıç yaptı. 14 Mayıs seçim sonuçlarına ilişkin belirsizliğin devam etmesi nedeniyle, seçim sonucuna kadar yatırımcıların risk iştahının düşük devam edeceği, piyasaların dalgalı bir seyir içinde devam etmesi beklenebilir. Seçim sonrası göreve gelecek ekonomi yönetiminin uygulayacağı politikalar ile ilgili beklentilerin netleşmesi ile birlikte haziran ayından itibaren piyasalar yön bulabilir.

Finansal piyasalarda yatırımcıların bir kısmı kısa dönemde spekülatif davranışlar sergilese de, yatırım fonları, emeklilik fonları gibi kurumsal yatırımcılar ve yabancı yatırımcılar orta ve uzun vadeli yatırım yaparken, makroekonomik beklentilere, küresel piyasalardaki gelişmelere ve şirketlerin finansal performanslarına yönelik analizlerine dayanarak yatırım yaparlar. Belirsiz koşulların hakim olduğu dönemlerde ise hem sistematik (firma dışı faktörlerden kaynaklanan) riskten, hem de spesifik (firma içi faktörlerden kaynaklanan) risklerden mümkün olduğu kadar kaçınmayı tercih ederler. Bu yüzden içinde bulunduğumuz belirsiz dönemde işlem hacmi çok düşük ve yatay bir seyirde devam eden piyasada önemli bir yatırımcı kesimi pozisyon almak yerine, henüz (yüksek enflasyon ortamında) beklenen reel getirisi pozitif olmasa da TL cinsinden ve kur korumalı mevduatta bir süre daha beklemeyi tercih etmektedir. 

Doç. Dr. Bülent İLHAN
Ekonomi ve Finans Bölümü