Lisansüstü Eğitim Enstitüsü - lisansustu@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 Lisansüstü Eğitim Enstitüsü - lisansustu@gelisim.edu.tr

Beslenme ve Diyetetik (Yüksek Lisans) (Tezsiz)








 Şubat Ayında Beslenme ve Halk Sağlığı Gündemi


Şubat ayı, beslenmenin hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı üzerindeki belirleyici rolünü hatırlatan önemli farkındalık günlerini içermektedir. Ay boyunca kanserden korunma, sürdürülebilir beslenme ve nadir hastalıkların yönetimi gibi konular, beslenme yaklaşımlarının halk sağlığı açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha gündeme taşımaktadır.


4 Şubat Dünya Kanser Günü, kanserin önlenebilir risk etmenleri üzerinde durulması açısından kritik bir tarihtir. Bilimsel veriler; tütün kullanımı, fazla kilo, hareketsizlik, yetersiz sebze-meyve tüketimi ve alkol kullanımının kanser riskini artırdığını göstermektedir. Özellikle doymuş yağdan zengin ve işlenmiş etlerin sık tüketimi, rafine karbonhidratların aşırı alımı ve yüksek sıcaklıkta pişirme yöntemleri kanser gelişimini destekleyebilen etmenler arasında yer almaktadır. Buna karşılık; sebze, meyve, tam tahıl, kuru baklagil ve zeytinyağı temelli Akdeniz tipi beslenme modeli, koruyucu halk sağlığı yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. Dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni, sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve kronik hastalık riskinin azaltılması açısından önemli bir araçtır.

10 Şubat Dünya Baklagil Günü ise hem sağlık hem de çevresel sürdürülebilirlik boyutuyla öne çıkmaktadır. Nohut, mercimek, kuru fasulye gibi baklagiller; bitkisel protein, posa, vitamin ve mineral içeriği bakımından zengin besinlerdir. Liften zengin yapıları sayesinde kan şekeri kontrolünü desteklemekte, bağırsak sağlığını olumlu etkilemekte ve uzun süre tokluk sağlayarak sağlıklı ağırlık yönetimine katkı sunmaktadır. Aynı zamanda düşük sera gazı salımı ve görece düşük su ihtiyacı ile sürdürülebilir beslenme modellerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Haftada birkaç kez ana öğünlerde baklagillere yer verilmesi, hem bireysel sağlık hem de gezegen sağlığı açısından anlamlı bir adımdır.

Şubat ayının son günü anılan Nadir Hastalıklar Günü ise beslenmenin klinik boyutuna dikkat çekmektedir. Dünya genelinde milyonlarca birey, çoğu genetik kökenli olan nadir hastalıklarla yaşamaktadır. Bu hastalıkların bir kısmında özel beslenme yaklaşımları yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilmektedir. Örneğin fenilketonüride fenilalanin kısıtlaması, kistik fibroziste yüksek enerjili beslenme planları veya bazı nörolojik sendromlarda ketojenik diyet uygulamaları tedavi sürecinin destekleyici bileşenleri arasında yer alabilmektedir. Beslenme tedavisi çoğu zaman tek başına yeterli olmasa da multidisipliner yaklaşımın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Şubat ayı boyunca gündeme gelen bu başlıklar, beslenmenin yalnızca bireysel bir tercih değil; koruyucu, sürdürülebilir ve tedavi destekleyici yönleriyle güçlü bir halk sağlığı aracı olduğunu göstermektedir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, hem kronik hastalıkların önlenmesinde hem de özel sağlık durumlarının yönetiminde toplum sağlığına uzun vadeli katkılar sunmaktadır.