09 Mart 2021
Joker Filmi İncelemesi
Film, sinema dünyasında ‘Joker’ olarak tanıdığımız Arthur Fleck karakterinin hayatını konu almaktadır. Psikolojik ve nörolojik problemleri olan Arthur Fleck’in toplum tarafından görmezden gelinişi, damgalanması ve dışlanması ile ortaya çıkan olayları ve karakterin nasıl Arthur’dan cinayet işleyen Joker’e evrildiğini gözler önüne sermektedir. Gotham’ın varoş bir mahallesinde daha önce psikiyatri servisinde yatan annesiyle birlikte yaşamaktadır.
- GİRİŞ
- a. Genel Bilgiler
- b. Aile Öyküsü, Geçmiş Bilgiler, Çocukluk
- c. Görünen Genel Problemler
Uykusuzluk problemi yaşamaktadır, bu sebeple gece buzdolabını boşaltıp içine girmek gibi uyumsuz davranışları görülmektedir.
Nöropsikolojik kaynaklı stres, kızgınlık ve üzüntü anlarında duygularını kahkaha şeklinde dışavurduğu psödobulbar etki (pseudobulbar affect) göstermektedir. Benzer şekilde stresli durumlarda bacak titremesi görülür.
Vicdan kavramının yok oluşu; ‘En son bir arkadaşımla kavga ettim (3 kişiyi öldürdüğünden bahseder) kötü hissedeceğimi düşündüm ama hiç üzülmedim.’ şeklinde yaptığı eylemden pişman olmayışını ifade etmektedir.
- d. Psikolojik Belirtiler
Daha önce hastaneye kapatılma geçmişi vardır. Hastanedeki zamanının daha olumlu olduğunu ifade eder.
Arthur öfke ve kızgınlığını kontrol edemez. Filmin başlangıcında bu durum stres anında kafasını çok hızlı cama vurma, eşyaları tekmeleme ve zarar verme şeklinde görülmektedir. İlerleyen kısımlarda ise bu örüntü tekrarlı cinayet işlemeye dönüşmüştür.
- e. Öngörülen Tanıları
Şizofreni
Depresyon
- f. Tanının Tartışması
Arthur başlangıçta çekingen ve pasif bir kişidir. Günlük hayatta ani öfke patlamaları yaşamaktadır. Şiddetli dayak yemesi sonrası 3 kişiyi öldürmekle başlayan bir suç tutuklanmasına yol açan yineleyici eylemlerde bulunmaktadır. Bu durumdan pişmanlık duymadığını hastane çalışanına ifade etmiştir. İlk cinayet eyleminden sonra ‘kötü’ olarak nitelendirdiği ve hak ettiğini düşündüğü Murray’i canlı yayında öldürmüştür. Fakat en son cinayeti sebepsiz yere işlemiştir. Bu durumun antisosyal kişilik bozukluğu boyutunda nitelendirileceği düşünülmektedir. Kendinin ve başkalarının güvenliğini umursamama, yaptıklarından vicdan azabı çekmemekte ve pişman olmamaktadır.
DSM V A grubu tanı ölçütlerinden 1.Tutuklanmasına yol açan yineleyici eylemlerde bulunmakla belirli olmak üzere, yasal yükümlülüklere uymama. 3. Dürtüsellik ya da geleceğini tasarlamama. 5. Kendisinin ya da başkalarının güvenliğini umursamama. 7. Başkasını incitmesi, başkasına kotu davranması ya da başkasından çalması durumunda aldırmazlık gösterme ya da yaptıklarına kendince bir kılıf uydurma ile belirli olmak üzere vicdan azabı çekmeme (pişmanlık duymama) maddelerini karşılamaktadır. Kişi aynı zamanda en az 18 yaşındadır.
Şizofreni
Delüzyonları olan bir anne ile büyümenin ve diğer çevresel stresörlerin bu durumu tetiklediği düşünülmektedir.
Büyüklük türü(grandiyöz) erotomani türü sanrıları olduğu düşünülmektedir. Özellikle Sophie’yi sevgilisi olduğuna ve onun Arthur’u Gotham’ın kurtarıcısı olarak gördüğüne inanmaktadır. Kendini Murray’nin programında sahneye çıkıp ne kadar iyi bir evlat olduğuna dair fantezileri vardır. Başka bir sahnede kendini zihnindekilere oldukça kaptırıp gerçekten elindeki silahla ateş etme girişiminde bulunmaktadır. Aynı zamanda sahneye çıktığı bir gösterinin oldukça kötü sonuçlanmasına rağmen alkışlandığı ve övüldüğü inancını barındırmaktadır. Kurtarıcı, komik, başarılı bir dansçı olduğuna dair sanrıları mevcuttur.
Şizofreninin negatif semptomlarından anhedoni ve asosyalliği göstermektedir. Duygusal katılımda azalma, yaşamdan keyif almama, mutsuzluk durumu yoğun yaşanmaktadır. ‘Umarım ölümüm yaşamımdan daha fazla para eder’ ifadesiyle bu isteği ve anlamsız gördüğü yaşamını açıklamaktadır. Asosyal bir yaşam sürmektedir, hiçbir arkadaşı ve yakınlık kurduğu biri yoktur. Kısıtlı zevklerinden biri olan komedi şovlarına yalnız gitmektedir.
Sanrıları sebebiyle uyum ve işlev düzeyi ileri derecede etkilenmiştir. Gerçeği değerlendirme yetisi bozulmuştur. Durumunun farkında değildir ve içgörüden yoksundur. Daha sonra Sophie’nin onu tanımaması ile geçmişe gidip aslında bunların zihninde olduğunu fark etmesi çok ufak bir içgörü gösterebilir.
Depresyon, umutsuzluk gibi prodromal etkiler olarak görülebilir.
DSM V Şizofreni A grubu tanı ölçütlerinden 1. Sanrılar. 2. Varsanılar. 5. Silik (negatif) belirtiler (duygusal katılımda azalma ya da kalkışamama) maddelerini karşılamaktadır. D. Şizoduygulanımsal (şizoaffektif) bozukluk ya da psikoz özellikleri gösteren depresyon bozukluğu ya da ikiuclu (bipolar) bozukluk dışlanır, E. Bu bozukluk, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilac) ya da başka bir sağlık durumunun fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz. Süresini bilmediğimiz için, 6 aydan kısa sürer ise Şizofreniform Bozukluk olarak nitelendirilebilir.
Depresyon
Şizofreni tanısı için psikoz özellikleri gösteren depresyon bozukluğu tanısının dışlanması gerekmektedir. Fakat Joker’in durumunda bu ayrım kesin olarak yapılamamaktadır. Joker depresif belirtiler göstermektedir fakat depresyon tanı ölçütlerini tam olarak karşılamaz. Uyku sorunu yaşamakta, uyumak için garip (buzdolabına girmek) yerler seçebilmektedir, hayattan keyif alamamakta, bunu düzenli gittiği sosyal sağlık çalışanına çokça kez iletmektedir. Genel olarak ajite tepkiler verir. ‘Lanet hayatımda bir kere bile mutluluk nedir bilmedim’‘Umarım ölümüm yaşamımdan daha fazla para eder’ ifadesiyle anlamsız gördüğü yaşamını açıklamaktadır. DSM V A grubu tanı kriterlerinden 4. Neredeyse her gün, uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma. 5. Neredeyse her gün, psikodevinsel kışkırma (ajitasyon) ya da yavaşlama (başkalarınca gözlenebilir; yalnızca, öznel, dinginlik sağlayamama ya da yavaşladığı duygusu taşıma olarak değil). 7. Neredeyse her gün, değersizlik ya da aşın ya da uygunsuz suçluluk duyguları (sannsal olabilir) (yalnızca hasta olduğundan ötürü kendini kınama ya da sucluluk duyma olarak değil) maddelerini karşılıyor olabilir.
3. SONUÇ
Genetik faktörleri bilemesek de psikozu ve narsistik kişilik bozukluğu olan yani her zaman haklı olduğuna inanan, bencil, hatasını kabul etmeyen ve sıklıkla eleştirel ve suçlayıcı bir anne ile büyümek küçük bir çocuk için oldukça zordur. Arthur’un küçüklüğünde ihtiyaç ve duyguları ifade özgürlüğü temel ihtiyacı karşılanmadığını tahmin edebiliriz. Bu sebeple oldukça çekingen ve sosyal becerileri bilmeyen biridir. Sevgi ve onay aramaktadır fakat bir türlü aradığı sevgiyi bulamamaktadır. Annesinin durumunu öğrendikten ve çocukluğu ile yüzleştikten sonra büyük değişim yaşar. Maskeli depresyon gibi görünen ve çekingen yapısı yerini antisosyal kişilik bozukluğu ve şizofreni belirtilerine bırakır. Bunun yanında çocukken ve yetişkinken yaşadığı travmatik olaylar ve çevresel faktörlerin etkisi değerlendirildiğinde Arthur’da şizofreninin depresyon, umutsuzluk gibi prodromal etkileri olabileceği düşünülmektedir. Aynı zamanda bunlara ek olarak antisosyal kişilik bozukluğu örüntüleri görülmektedir. Arthur artık hep istediği gibi birileri tarafından (fazlasıyla) farkına varılan Joker’dir.
Arş. Gör. Merve Seven